29 Kasım 2013 Cuma

Çocuklarla Aktiviteler ve Oyunlar Vol.3

Bu güneşli ve mutlu Cuma gününde bloguma dokunmadan edemedim. Haftasonu güzel bir programımız var, yarın çok yakışıklı bir erkeğin 2.yaş doğumgünü partisine gidiyoruz :-))) Pazar günü de dinlenir parkta oynar, Erni'yle yürüyüş yaparız diye düşünüyorum. Erni demişken artık Kavin Erni'yle daha çok etkileşimde bulunuyor, sabah kalktığında hemen "Erdiii, Erdiiii" diye peşinden koşturmaya başlıyor, kahvaltıdan sonra onunla oynamak onun yanında oturmak istiyor. Gözlemlediğimiz kadarıyla Erni'de bu ilgiden çok hoşlanıyor örneğin o da Kavin neredeyse oyun oynuyorsa gidip o odada oturuyor. Dolayısıyla bu bizim için başlı başına çok eğlenceli ve bizce çok da eğitici ve geliştirici bir aktivite ve oyun :-)))
Şimdi gelelim aktivite ve oyunlara. Çeşitli kaynaklardan ve bazıları da hayal ürünü olarak derlediğim çeşitli oyun fikirleri var bunları ve çocuklarda hangi becerileri geliştirdiklerini (becerilerin açıklamalarını: buraya tıklayarak "Çocuklarla Aktiviteler ve Oyunlar Vol.2" yazımda  bulabilirsiniz)  daha kolay incelenebilmesi açısından madde madde yazmak istiyorum:
(Bu arada belirtmeliyim aşağıdakilerin büyük bir çoğunluğu kızım için baktığımdan  kızımın yaş grubuna uygun yani 18-24 ay arası için önerilen aktivite ve oyunlar)
1) Boş ayakkabı kutularından kule yapmak.
Çocuğunuzla birlikte boş ayakkabı kutularını üstüste dizerek bir kule yapabilir sonra onun bunu kendi başına yapmasını keyifle izleyebilirsiniz.
Geliştirdiği beceriler: Sebep sonuç, İnce motor becerileri, Problem çözme, şekil ve boyut ayrımı, mekansal farkındalık.
2) Kapları iç içe dizmek.
Bunun için farklı boyutlarda karton kutular, mutfak ölçü kapları ya da tencereleri kullanabilirsiniz. Çocuklar ilginç bir şekilde bundan çok keyif alıyor ve uzun süre konsantre oluyorlar buna.
 Geliştirdiği Beceriler: Göz ve el koordinasyonu, İnce motor becerileri, Problem çözme, şekil ve boyut ayrımı.
3) Ce-eeee (Peekabo)
Yüzünüzü elinizle ya da bir nesneyle kapatıp açarken Ce-eee demek herhalde kendi çocukluğumuzdan beri en bilinen aktivitelerden biridir. Bize sıradan gibi gelse de geliştirdiği beceriler var.
Geliştirdiği Beceriler: Vücut farkındalığı, Yaratıcı hareket, Dil Gelişimi.
4) İçine kahvaltı gevreği ya da bebe bisküvisi konmuş kavanoz sallamaca. Plastik bir kavanoz salladığında ses çıkaran ve açıp yemek isteyeceği birşey koyduğunuzda hem salladığında çıkan sesten keyif alacak hem de kavanozu açmaya çalışacaktır.
Geliştirdiği Beceriler: Yaratıcı hareket, Dinleme, ritm keşfi, duyusal keşif.
5) Kumla oynama.
Geliştirdiği Beceriler: Yaratıcı ifade, İnce motor becerileri, dokunarak keşfetme.
6) Fotoğraf oyunu.
Çeşitli fotoğraflar göstererek, anne, baba, anneanne, dede, babaanne, dayı, amca footoğrafları göstererek bu kim, kim varmış burada diyerek konuşturmaya çalışmak.
Geliştirdiği Beceriler: Dil Gelişimi, Görsel ayrım, görsel hafıza.
7) Müzik aletleri ile oynama ya da oyuncak müzik aletleri ile oynama örneğin tamborin çalmak gibi.
Geliştirdiği Beceriler: Göz ve el koordinasyonu, Dinleme Becerileri, ritm keşfi, sosyal beceriler.
Benim minik ressamım :-)))
8) Boyama-Resim yapma.
Henüz küçük diye düşünmeyin, silinebilen ve çocuklara zararsız boya kalemlerinden alın, özgürce çizsin karalasın.
Geliştirdiği Beceriler: Kavram geliştirme, İnce motor becerileri, Sosyal Beceriler, Görsel Hafıza.
9) Sayı Saymaca.
Şarkı söylemek yolu ile ve parmaklarla sayılar gösterilerek ya da sayılar resimlerle gösterilerek yapılabilir.
Geliştirdiği Beceriler: Dil Gelişimi, Görsel Hafıza, ritm keşfi.
10) Saklambaç.
Geliştirdiği Beceriler: Kavram geliştirme, Dinleme Becerileri, Sosyal Beceriler, Görsel ayrım, görsel hafıza.
11) Bir kartona farklı şekillerde (üçgen, kare, yuvarlak gibi) delikler açıp yine bu şekillerde kağıt kesip, onları uygun deliklerden atmasını sağlamak.
Geliştirdiği Beceriler: Sınıflandırma Becerileri, Göz ve El koordinasyonu, İnce motor becerileri, şekil ve boyut ayrımı.
12) Vücut Bölümlerini Öğrenme.
Burun, kulaklar, ağız, gözler, parmaklar, kollar, bacaklar öğretilip sonrasında nerdeymiş kızımın&oğlumun burnu, ağzı diye sorarak göstermesini ve öğrenmesini sağlamak.
Geliştirdiği Beceriler: Vücudunu tanımak, Kavram geliştirme, Dil Gelişimi, Dinleme Becerileri.
13) Doğada Sanat
Parkta toplayacağınız sonbahar yaprakları ile bir kartona süsler yapmak ve duvara asmak. Bunu yaparken de doğayı anlatmak.
Geliştirdiği Beceriler: Yaratıcı ifade, Göz ve el koordinasyonu, İnce motor becerileri, Dil gelişimi.
14) Birlikte çiçekleri sulamak.
Geliştirdiği Beceriler: Denge, Koordinasyon.
15) Sürpriz yapmak, hediye vermek. İçinde ne olduğunu tahmin ettirmeye çalışmak ve hediye paketini açtırmak.
Geliştirdiği Beceriler: Koordinasyon, Problem çözme, Duyusal keşif, dokunma yoluyla algı.
16) Ritm Zamanı (Perküsyon)
Geliştirdiği Beceriler: Sebep-sonuç İlişkisi, Yaratıcı ifade, Dinleme Becerileri, ritm keşfi.
17) Tekerlekli oyuncakları çekme. Örneğin bir oyuncak arabaya ip bağlayarak, ya da kartondan tekerlekler yapıp bir sopanın iki ucuna geçirerek tekerlek yapmak ve uucuna da ip bağlamak suretiyle tekerlekli oyuncak yapmak ve bu ipi çekerek yürütmek.
Geliştirdiği Beceriler: Yaratıcı ifade, İnce motor becerileri, büyük motor becerileri.
18) En güzellerinden biri bu: Kardeşle(rle) oynamak.
Geliştirdiği Beceriler: Bütün beceriler.
19) Bebek basketbolu. Kağıttan bir top yapıp ya da minik plastik bir topla, çamaşır sepetini yerde bir adım önüne koyarak basket attırmak.
Geliştirdiği Beceriler: Göz ve el koordinasyonu, Büyük motor becerileri, sosyal beceriler.
20) Fış fış kayıkçı, ya da Tel Sarar (isim) tel sarar.
Bir şarkı söyleyip, o şarkının sözlerindeki hareketleri yapmasını sağlamak, baby tv izleyenler hokey pokey'den çocukların nasıl etkilendiği de görebilirler.
Geliştirdiği Beceriler: Kavram geliştirme, dil gelişimi, mekansal farkındalık.
22) Kartondan yapacağınız bir borudan top geçirme ya da spaghetti makarnadan ortası delikli küçük makarnaları geçirme.
Geliştirdiği Beceriler: Sebep-sonuç ilişkisi, ince motor becerileri, şekil ve boyut ayrımı.
23) Magnetlerle oyun.
Gerek oyuncakçılarda satılan gerekse evlerde buzdolaplarımızda bulunan magnetleri yanyana şekillerine ve renklerine göre dizerek oyun oynama.
Geliştirdiği Beceriler: Sayma Becerileri, İnce motor becerileri, Şekil ve boyut ayrımı, görsel hafıza.
24) Farklı yüzey biçimlerini tanımak.
Bu çok kolay gibi görünmese de aslında yapılmalı, örneğin tahta, plastik, kumaş, kağıt vb. farklı materyal ve bu materyallerin kullandığı yüzeyleri anlatmak elleriyle dokunmasını ya da çıplak ayaklarla basmasını sağlamak.
Geliştirdiği Beceriler: Farklı materyalleri tanıma ayrımını kavrama, dokunarak algılama becerisi geliştirme.
Bu listeyi yeni oyun ve aktiviteler öğrendikçe ya da evde uydurdukça uzatmayı düşünüyorum, bunu okuyup başka oyun ve aktivite eklemek isteyenler beni çok mutlu eder.
Ayrıca bu süreçte araştıma yaparken, bu tür aktivitelerle ve oyunlarla ilgili detaylı bilgi paylaşılan harika bir blog keşfettim, gerçekten bir sürü fikir veriyor ve aynı zamanda resimlerle de desteklenmiş, linkini aşağıda paylaşıyorum, Gamze Hanım'ın blogu erenkayra'ya buraya tıklayarak kesinlikle göz atmanızı öneririm:


Miniklerimizle mutlu ve güneşli bir haftasonu geçirmemiz dileğiyle bugünlük blogdan ve bilgisayar ekranından kaçıyorum :-)))





26 Kasım 2013 Salı

Günümüz Annelerini Özellikle de Çalışanlarını Bunu İzlemeye Davet Ediyorum: -))) I don't know how she does it....

Koşun anneler koşun, şahane bir film buldum. Bekarlığımızın Sex and the City'deki idolü Carrie Bradshaw rolüyle Sarah Jessica Parker şimdi bizler gibi anne rolünde hem de çalışanından ve bu film bizde gösterime ne zaman girdi bilmiyorum ama biz şimdiden 3 anne bu filmi edinip beraber izleme programımızı yaptık bile :-)))

25 Kasım 2013 Pazartesi

Çocuklarla Aktivite ve Oyunlar Vol. 2

Birkaç gündür çocuklarımızla oynayabileceğimiz oyunlar ve aktivitelerle ilgili yazacağım ama işe git gel, gece yarılarına kadar aşure yap, bir de üzerine Kavin nezle oldu derken ancak bugüne kısmet oldu bunları yazmak. Cuma günü yazmak daha da iyi olabilir çünkü biz çalışanlar için Cumartesi ve Pazar çocuklarımızla bütün gün birlikte olabildiğimiz 2 gün ve genellikle öncesinde bu haftasonu neler yapsak diye de düşünüyoruz.
Son zamanlarda İstanbul'da hatta geçen hafta Ankara'daydık orada bile, yani tahminimce Türkiye genelinde hava çok güzeldi, resmen bahar günleri yaşıyoruz ama Aralık ayına girmemize 1 hafta kala artık soğuk havaların kapıda olduğunu düşünüyorum. Bu da demek oluyor ki, miniklerimizi her fırsatta parka, açık alanlara götüremeyebiliriz. Kah hava soğuk oluyor kah yağmur yağıyor derken, ev içerisinde aktiviteler bulma ihtiyacı ortaya çıkıyor.
Ben de aşağıda bununla ilgili yazacağım. Miniklerimizle ne gibi aktiviteler yapabiliriz ve bu aktiviteler yavrularımızın hangi annlamda gelişmesine katkı sağlar ondan bahsedeceğim. Bunu söylemişken, bugün uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımı gördüm ve 2 yaş 3 aylık olan oğlunun halen 1-2 kelime dışında konuşmadığını ve en sonunda pedagog'a gittiklerini söyledi. Evde anne-baba İngilizce, bakıcı Türkçe konuşuyormuş ve İngilizcesi pekişsin diye gün içerisinde TV'deki bebek kanallarını orijinal dilinde yani İngilizce konuşulur şekilde açık bırakıyorlarmış. Pedagog demiş ki, katiyyen TV açmayın, çocukla oyun oynayın, bol bol konuşun ve mümkünse Türkçe konuşun. Biz de Almanca ve Türkçe konuşuyoruz Kavin'le. Babasıyla başbaşalarken Almanca konuşuluyor, onun dışındaki bütün zamanlarda Türkçe konuşuluyor ve Kavin'in konuşma becerileri olması gerektiği düzeyde çok şükür. Ama Kavin'e günde 30 dakikanın üstünde TV izlettirmiyoruz, bu sürenin üstüne çıktığımız çok nadirdir ve akşamları da muhakkak oyunlar oynuyoruz. Konuşma becerileri bakımından kitap okumak da çok faydalı ama Kavin (benim borazan sesimden olsa gerek) kitap okunurken sıkılıyor. Yani diyeceğim o ki bence çocuklu evlerde TV diyeti çok ama çok faydalı bir diyet, açmayalım şu televizyonu, yaratıcılıklarını baltalamayalım çocuklarımızın.
Gelellim becerilere ve aktivitelere:
Aşağıda yazacağım aktiviteler Kavin'e uygun olması açısından incelediğim için ağırlıklı olarak 12-24 ay arası çocuklar için fakat diğer yaş grupları için de araştırmalarımı yaptım ve bir sonraki yazıda onlara değineceğim.
Evde ya da açıkhava da yaptığımız bazı aktiviteler ve çocuklarla oynanılan oyunlar çocuklarımızın aşağıda sıraladığım becerilerinin geliştirilmesine olanak sağlar:
- İnce Motor Becerileri
Uzanma, yakalama, nesneleri tutma ya da kontrol etme gibi parmaklar, eller ve kolların hareket etmesini gerektiren becerilerdir. Örneğin çatal, kaşık, boya kalemi tutabilme ve kontrol etme gibi.
- Büyük Motor Becerileri
Bebekler için; dönmek, başını kaldırmak ve emeklemek, çocuklar için ise dengede durma, yürüme, koşma ve atlama gibi becerilerdir.
- Sebep-Sonuç İlişkisi Kurabilme
Bütün olaylar birbirine bağlıdır. Her olay kendisinden önceki olayın sonucu, kendisinden sonraki olayın sebebidir. Önceki olayı bilmeden sonrakini kavrayamayız.
- Kavram Geliştirme
Nesnelerle isimlerini bağdaştırmayı sağlamak. Örneğin çocuğumuz kolunuzdaki saate bakıyorsa saat hakkında konuşmak gibi.
- Duyusal Keşif
Görme, işitme, dokunma, tatma yoluyla dış dünyayı keşfetme.
- Boyut ve Şekil Ayrımını Yapabilme
Farklı nesnelerin kısa, uzun, geniş, dar, büyük, küçük gibi farklılıklarını görebilme ve tanımlayabilme.
- Görsel Hafıza
Bazı imgelerin nesne, olay ya da kelimeler şeklinde hatırlanması.
- Yaratıcı İfade Becerisi
Yaratıcı ifade çocukların duygu ve düşüncelerini sanat yoluyla, örneğin resim, yazı, tiyatro ve müzik yoluyla ifade etmeleridir.- Dinleme Becerileri
Konuşmaki kendini ifade etmek kadar hatta ondan da fazla karşımızdakini dinlemek çok önemlidir. Karşımızdakini dinleme ve anlama becerilerinin bütünüdür.
- Sosyal Beceriler
Sosyal becerileri çocuklar için; topluluk içinde yani diğer çocuklarla ve hatta yetişkinlerle olumlu etkileşim kurmasını sağlayan davranışlar olarak tanımlayabiliriz.- Mekansal Farkındalık
Mekansal farkındalık çocukların bulundukları lokasyon, nesnelere uzaklık, yakınlık durumlarını kavrama becerileri olarak tanımlayabiliriz.
- Dil Gelişimi
İletişimin sağlanambilmesi ve çocukların dili doğru olarak öğrenmelerini sağlayan becerilerdir.
- Problem Çözme Becerileri
Çocukların bir problemle karşı karşıya kaldıklarında problemi çözmek için gerekli analitik düşünme becerilerini geliştiren beceridir.
- Yaratıcılık
- Vücudunu tanıma
- Yüzeyleri tanıma
- Göz ve El Koordinasyonu
El hareketinin gözler tarafından izlenmesi ve koordine biçimde hareket edilmesi becerisidir.

Bu becerilerden de bahsettikten sonra yarın, minnoşlarımızla birlikte bu becerileri geliştirecek ne gibi aktiviteler yapabileceğimizi ve ne tarz oyunlar oynayabileceğimizi yazacağım.























19 Kasım 2013 Salı

Haftasonunda Ankara ve Çocuklarla Aktiviteler ve Oyunlar Vol.1

Haftasonunu Ankara'da geçirdik, Kavin anneannesi, dedesi ve deli Tarçın'la çok eğlenceli ve hoplamalı zıplamalı bol şımartılmalı bir zaman geçirdi. Ernicik yine Pati Pet House'da kaldı 3 gün boyunca, bu haftasonunun çabuk geçtiğine sevinen aramızdaki tek kişi Erni'ydi :-))) Blogu okuyanlar bilir ben Ankara'sını çok seven İstanbul'da yaşayan bir Ankara gurbetçisiyim, biliyorum türünün az örneklerinden biriyim :-))) Şansımıza Ankara'da hava çok güzeldi. Kavin'in doğumundan beri eşimle birlikte ilk defa sinemaya gittik, Behzat Ç. hayranı bir çift olarak Behzat Ç. Ankara Yanıyor filmini Ankara'da izlemekten de ayrı keyif aldık. Dün akşam üzeri de İstanbul'a döndük ve blogcuğuma kaldığım yerden devam ediyorum.
Uzun zamandır Kavin'le ne gibi oyunlar oynayabiliriz, hem onu eğlendirip hem de eğlenirken öğrenebileceği ne tür aktiviteler bulabilirim diye epeyce kafa yoruyordum. Bunun için birkaç kitap karıştırdım, internetten de epeyce araştırma yaptım desem yeridir.
Birçoğumuzun yaşadığını düşündüğüm ipad ya da iphone merakıyla başetme konusunda biz de güçlük çektik. Telefondan ya da ipad'den birşeye bakmamız gerektiğinde Kavin'e göstermeden hızlı hızlı yapmaya çalışıyoruz. Sebebi çok basit, onun başına oturunca kendisine seslenildiğini bile farketmiyor, yıllardır kullanmasını biliyormuş gibi oynuyor. Bazı özelliklerini Kavin'den öğrendik diyebilirim. Biz ipad'i sadece,örneğin  eşim ya da ben Kavin'le yalnızsak ya da ikimiz de meşgulsek ve hızlı bir şekilde yemek hazırlamamız gerekiyorsa, ya da önemli bir mail yazmamız gerekiyorsa oyalanması için çok kısa süreliğine veriyoruz. Geri kalma anı her zaman gürültülü oluyor ama bir süre sonra dikkatini başka bir şeye yöneltmeyi başarırsak sorun çözülüyor. Bizim için Kavin'in oyun oynaması, oyuncaklarıyla kendi oyun dünyasını yaratması çok önemli, bu çocukların gelişimi için çok önemli. Oyun oynamak Kavin'in yaş grubunda konuşma becerisinin, kelime haznesinin gelişmesi açısından da çok fark yaratacak bir aktivite.
Bundan hareketle, yaptığım araştırmaların üzerine, sevgili arkadaşım Aslıcım bana geçtiğimiz günlerde Gymboree'nin bıdıklar için oyun ve aktiviteler kitabını getirdi. Bu kitap ve Ali Çankırılı'nın "Anne Benimle Oynar mısın" kitabı en etkilendiğim kitaplardan oldu. Montessori aktiviteleri de incelenmeye ve evde denenmeye değer diye düşünüyorum.
Çalışan bir anne olarak başlarda eve geldiğimde yemek yaparken bile "ben bu zamanı çocuğumla oynayarak geçirmek yerine yemekle uğraşıyorum sonra bir de mutfağı toplayacağım, çocuğum, annem benimle hiç zaman geçirmiyor diye üzülecek", diyerek mutsuz olabiliyordum. Ama sonradan birşeyi çok iyi öğrendim, çocuğumla 2-3 saat onunla etkileşime girmeden sırf onun yanında olmak için boş boş oturmaktansa, ya da tv seyretmektense, yemek yapmaya başlamadan önce onunla karşılıklı oynadığım yarım saatlik bir oyun ya da birlikte yaptığımız bir aktivite onu o kadar çok mutlu ediyor ki, o yarım saat belki 10 saatlik keyfe denk geliyor. Aynı şeyi uykudan önce de uyku öncesine uygun aktivite ya da oyunla yapmak zaman varsa 1 saat yoksa yine bir yarım saat ayırmak hem onu çok mutlu edecektir hem de bütün akşam sizin ilginizi çekmek için koşturup uykusuz kalmayacaktır. Anne+Babasıyla oyun oynayan çocuklar sonrasında oyuna kendileri devam ediyor ve konsantre olabiliyorlar. Yani ben diyorum ki, aldığımız o oyuncaklar oynana oynana eskisin, yepyeni, bir köşede işlevsiz durmasın.
Yarın işte bu aktiviteleri yazacağım, bu arada aktivite ya da oyun önerisi olanlardan da yaş grubu belirterek bu önerilerini yorum olarak paylaşmaları beni ve takip edenleri memnun edecektir.

31 Ekim 2013 Perşembe

Sağlıklı Beslenme, Ek Gıda, Fazla Kilolar, Organik Gıda Alışverişi vs. :-)))

Daha önce de birkaç defa beslenme konularında yazdım, yine onunla ilgili birşeyler yazmak daha doğrusu paylaşmak isterim. Hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren bende beslenme konusunda bir aydınlanma oldu, ne yemeliyim ne yememeliyim bunlara çok dikkat etmeye başladım ve bu konuda okumaya, araştırmaya başladım. Şu anda yaşadığımız dünyada hangi gıdanın içinde ne var, insan düşünmek bile istemiyor açıkçası ve aslında benim bilinçli beslenmek için hamileliği beklemem de doğru değil ama aydınlanma o zaman geldi işte :-))) Hamile kaldığımda da kilolu olduğumdan yediklerimin miktarına ve kalorisine de çok dikkat ediyordum ki hamilelikteki kilo alımım kontrollü olsun diye. Dolayısıyla da hamileliğimde toplamda 9 kilo aldım. Hamileliğim süresince beslenme konusunda en dikkat ettiğim husus; dengeli beslenmekti, yani karbonhidratı, proteini dengeli miktarda ve gerektiği kadar tüketmek, günde 2 bardak çay ve 1 fincan kahveden fazla tüketmemek, mümkün olduğunca sebze yemekleri yemek gibi. Kiloluyken hamile kalmanın iyi tarafı benim için, hamilelikteki kilo alımımı kontrol etmek ve daha sağlıklı beslenmem açısından aslında bir motivasyon oldu. Doğumdan sonra aşırı şişerim korkusuyla nutella, pasta, çörek/börek, vs, olaylarına hiç girişmedim.
Doğum yaptıktan tam 10 gün sonra tartıya çıktığımda gözlerime inanamadım, söyledikleri doğruymuş, hamilelik kilolarım gitmişti bile. Ama benim için asıl zorlu süreç emzirme döneminde başladı çünkü bir taraftan süt çoğalsın diye onu ye bunu ye, bir taraftan da emzirdikçe acıkma ve birşeyler yeme isteği derken ipin ucu orada kaçtı. Yani ben hamileliğimde almadığım kiloyu emzirirken aldım. İkinciyi doğurmak kısmet olursa eğer, bu emzirme dönemine karşı önlemlerimi alacağım inşallah bu sefer. Emzirme sürecimde de abur cubur ya da hazır gıdalar değil ama  pasta, kek, kurabiye, börek, çörek pişirme merakımın tavan yapması sebep oldu.
Sonrasında da çok önemli bir başka dönem başladı bizim için, ek gıda dönemi. Bu dönemi ben dört gözle bekliyordum, çünkü Kavin'e sütümün yanısıra birşeyler yedirmek, ona yemek hazırlamak, minik minik kaşık ve tabaklardan ona yedirmek hevesindeydim, aynı zamanda diyetisyene gitmek ve yavaştan diyete başlamak için kafama koyduğum tarihti. Nitekim ek gıdaya geçişle birlikte ben de diyetisyenimin kapısını çaldım, ek gıdaya geçtiğimizi ama emzirmeye devam ettiğimi söylediğimde, emzirdiğim sırada kilo verdiren bir diyet uygulamamın doğru olmadığını söyleyerek beni uğurladı diyetisyenim. Kendimi diyete bu kadar hazırlamışken bu bir hayal kırıklığı oldu ama öncelik Kavin ve benim sütümü içmeye devam etmesi olduğundan, önüme bakmaya devam ettim ama kendi kendime bir karar aldım. Tamam kilo vermeyeceğim henüz ama en azından daha fazla kilo almamalıyım ve börek/çörek gibi şeylere hemen son verip sebze ağırlıklı beslenmeliyim. Yani süt yapsın diye yediğim tahin helvalarının yerini asıl deli gibi sütü çoğaltan ve çok daha sağlıklı olan dereotuna bırakmam gerektiğine karar verdim. Dereotunun sütü nasıl çoğalttığına inanamazsınız. Gazsız geceler için bir tüyo da, emziren annelerin içtikleri suya ya da yedikleri yemeğe bir tutam kimyon atmaları olacaktır. Kimyon bebeklerdeki gaz olayını kökten çözüyor ve anne de bebeğime gaz yapar mı diye korkmadan istediğini yiyebiliyor.
Kavin'i bir yaşına kadar emzirdikten sonra anne sütünü bırakıp sonrasında inek sütüne geçiş yaptık. Aynı zamanda twitter'da takip ettiğim alternatif anne'nin de önerdiği gibi sütten daha fazla kalsiyum içeren kaşar peynirini de Kavin'e bol bol yedirdim ve yediriyorum.
Sonrasında diyetisyenimin yol göstermesi ve kendi gayretimle 14 kilodan kurtuldum. Hala kilo fazlam var ama hiç acele etmiyorum yavaş yavaş veriyorum kiloları.
İpek Hanım Çiftliğinden gelen ürünlerin son derece düzgün paketlenmesine bir örnek.
Yemek yapmak, mutfakta zaman geçirmek benim için hala çok büyük bir zevk, son aylarda bu konuda beni çok gaza getiren bir durum var. O da birkaç yıldır duyduğum ama son birkaç aydır alışveriş yaptığım İpek Hanım Çiftliği. Cumartesi akşamları listeyi merakla bekliyorum, kendisinin ya da komşularının üretimi olan tamamen organik, yerli tohumlardan meyve, sebzeler, bunların yanısıra pekmezler, salçalar, konserveler, aklınıza ne gelirse. Bu yaz bazı baharatlarımı kendim kuruttum , turşu kurdum ilk defa ve çok güzel oldu, İpek Hanım çiftliğinden tarhanamı, mercimeklerimi, pekmezlerimi, salçalarımı, ev ketçabımızı (şahane birşey), peynirler, tereyağlar istedim, daha birçok şey de istemeye devam ediyorum. Nasıl memnun kaldığımı anlatamam. İpek Hanım çiftliğinden kargo geleceği zaman nasıl sabırsızlıkla bekliyorum inanamazsınız. O kadar düzgün kurulmuş bir sistem ki, bir de gönderilen ürünlerin nasıl muntazam paketlendiğini, görmelisiniz. Şimdi buraya yazarken bile bir sonraki siparişte ne istesem diye düşünüyorum, son istediğimiz semizotunun tadı damağımızda kaldı da...Detaylı bilgi için: http://www.ipekhanim.com/
Pekmez çeşitlerinden bazıları
Turşularım :-)))
Kuruttuğum yeşillikler (Nane, dereotu, fesleğen, reyhan, vs)

Bunlara ek olarak diyetisyen Seçil Kenar'ın hamilelik sırasında ideal kilo alımı oranları, sonrasında kilo verme ve emzirirken günlük örnek beslenme planına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
http://www.secilkenar.com.tr/makale/hamileliksonrasi.html



30 Ekim 2013 Çarşamba

Cumhuriyetimizin 90. yılı Kutlu Olsun

Bu sene 29 Ekim'de Cumhuriyetimizin 90.yılına yakışır güneşli, iç açıcı bir hava vardı. Beşiktaş'ta her yer bayrağımızla ve Atamızın resimleriyle süslendi. Bu yüzden herşeyi bir kenara bırakıp, bugünü tatil günüymüş ve başka günler yapamadığımız işleri yapmalıymışız gibi düşünmeyip, bayram günü olduğunu ve eğlenmemiz ve bayram coşkusuyla geçirmemiz gerektiğini düşündüm. (Bu arada, ne cümleydi be :-))))
Aynen benim gibi düşünen kocacım da Kavin'i alıp Yıldız Parkı'na yürüyelim, rahat rahat koşsun oynasın, o da eğlensin biz de, ne dersin? diye bir teklif getirince ben plan yapmakta son derece başarısız, kararsız bir balık buırcu olduğumdan teklife atladım :-)))
Ve işte aynen onu yaptık, hepimiz çimlerde koştuk, oynadık, bir sürü oyun parkı var canımız hangisini istediyse onda oynadık, sincaplara baktık, kedileri, köpekleri sevdik:




Cumhuriyet'imizin 90.yılı hepimiz için kutlu olsun, nice 100 senelere inşallah!!!

24 Ekim 2013 Perşembe

Bir Bayram da Böyle Geçti :-)))

Yazılara epeyce ara verdim, öncelikle bu yazıyı okuyan herkesin geçmiş bayramını kutlarım. Biz bayramı İstanbul'da geçirdik, Kavin anneannesi, dedesi ile mutluluktan havalara uçtu. Annemler kapıdan girdiği andan itibaren bizimki mutluluktan bastı çığlığı :-))) Annemle babamın mutluluğu da görülmeye değerdi tabii.
Bayram öncesi, annemleri de alıp biryerlere kaçsa mıydık? diye aklımdan geçirdim, hatta acaba biz mi Ankara'ya gitsek diye düşündük eşimle ama şimdi İstanbul'da kalmakla iyi bir karar vermiş olduğumuzu düşünüyorum çünkü İstanbul'un tadı en çok bayramlarda herkes şehirden kaçınca çıkıyor. Ne trafik, ne kalabalık, ne gürültü. Her cafe'de restoranda yer bulunuyor. Bizim için güzel diğer bir tarafı da Erni'mizin de yanımızda olması. Ev kalabalıklaşınca o da çok mutlu oluyor.

Bayram öncesine ve sonrasına yazdan kalan izinlerimi ekleyerek uzun bir tatil yapma fırsatı bulduğumdan evle epeyce ilgilenme imkanı buldum.

Bu aralar kendimi sağlıklı beslenme, evde doğal yiyecekler hazırlama konularına fena halde verdiğim için bu zaman zarfında kendi çapımda kışlık erzak hazırladım. Nane, dereotu, reyhan, fesleğen, kuşburnu kuruttum, nar ekşisi yaptım.
Tarhana yapmaya da çok niyetliydim ama ona sıra gelmedi çünkü şansıma izin kullandığım bu dönemde havalar çok güzel olduğundan Kavin'i bol bol dışarıya çıkarmak parkta oynatmak gezdirmek önceliğimdi.
Parkta uzun uzun vakit geçirdik yavrumla ve bir iki defa da sahile gittik. Kuruçeşme ve Bebek parklarında da oynadık deniz havası çekerek. Ama insan kendi çevresine mi alışıyor nedir, bizim evin yanındaki parkta daha keyif alıyoruz. Kaydırağın yüksekliğine ya da öbür oyuncaklara alışık oluyor insan bir de Kavin'in arkadaşları var parkta ben de anneleriyle konuşuyorum, keyifli oluyor. Bebek Parkı'nda Filipinli bakıcılarıyla gezen ve 3 aylık bebeğini Burberry, Christian Dior giydirip uzay mekiği diye tabir ettim bebek arabalarında gezdiren aynı gezegenden olmadığımıza inandığım bir anne profili var ki, orayı benim için pek cazip kılmıyor :-)))



Bu süreçte bir de annem ve ben tam bir Eminönü bağımlısı olduğumuz için yine birkaç sefer düzenledik Eminönü'ne. İstanbul'un en sevdiğim yeri, ne ararsak buluyoruz. Gitmişken Hamdi Restoran'da güzel bir öğlen yemeği yedik, kumaşçıları, Şark Han'ı, yüncüleri yani Kürkçü Han'ı gezdik alacaklarımızı aldık.
Kürkçü Han'dan yünlerimizi aldık. Ben yine bir heves birşeyler örmek istiyorum ama hangi vakitte öreceğimi bilmiyorum, inşallah yarım kalan örgü projelerimi artık tamamlayabilirim. Örneğin kocacığıma 3 yıl önce örücem diye söz verdiğim ve hatta örmeye başlayıp sonra yarım bıraktığım kazağı örmeyi umuyorum :-)))
Eminönü'ne gitmelerimizden birinde Kavin'i de yanımızda götürdük, hava şahaneydi, Sultanahmet Meydanı'nda koşturdu, Kapalıçarşı'yı gezdik ve Sultanahmet Camii'ni ziyaret ettik.


Ayrıca evimize çok yakın olduğundan Zorlu Center'a birkaç kez gittik. Henüz tam olarak faaliyete geçmiş değil ama yürüme mesafesinde böyle bir alışveriş merkezi olması hoşumuza gitmedi dersem yalan olur. Şu an açılan bölümünde epeyce çocuk mağazası var, şu an aklıma gelenler; Joker, Mothercare, Tartine et Chocolat, Imaginarium, Burberry Kids, ayrıca birçok lüks markanın çocuk kıyafetlerini satan bir mağaza, ama beni en çok ilgilendiren H&M ve H&M Kids çünkü Türkiye'deki en büyük çocuk reyonunu Zorlu'da açmışlar ve ben onların kıyafetlerini hem çok beğeniyorum, hem organik malzeme kullanıyorlar hem de fiyatları çok uygun.
3 hafta tatilden sonra işe gelmek tabi sersemletti ama bardağın dolu tarafına bakacak olursam izne çıkmadan önceki sıkılmış, bezmiş ruh halim gitti daha dinlenmiş durumdayım. Bu arada her ne kadar bayramda biraz fazla kaçırmış olsam da 8 kilo birden gitti. Tabii bu zaman zarfında spor yapmış olsaydım daha da fazla gidecekti ama ben bu gecikmiş spor yapma kararımı şimdi uygulamaya başlıyorum ve artık spor yapacağım, umarım daha zinde hissetmemi sağlar.